• Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Seçtiğimiz Yazılar

Bu Günahı Kim Ödeyecek?

mehmet Mehmet Y. Yılmaz

BU GÜNAHI KİM ÖDEYECEK ?


MİLLİ Eğitim Bakanlığı, geçen yıl okula başlayan 60-66 aylık öğrencilerin yaşadığı uyum sorunu nedeniyle 4+4+4 sisteminde revizyona gidecekmiş.

Vatan’ın haberine göre 60–66 aylıkların okula başlama kararı veliye bırakılmıştı. Şimdi veli onayı yanı sıra, uzman komisyon onayı da istenecek.
Başbakan’ın kulakları çınlasın! Çocuklarının okula o yaşta başlamasını sakıncalı bulan velilere demediğini bırakmamıştı.
Tam bir yıl önce bu endişeler içinde olan velilere şöyle seslenmişti:
“Gidip rapor alanlar var. Bunları evlatlarına ihanetle vasıflandırıyorum. Bu çocuklar geri zekâlı mı?”
Zekâ tartışmasına hiç girmeyeceğim, çocuklara ihanet eden kim acaba diye merak ediyorum!
Habere göre 40 dakikalık derslere 60–66 aylıklar uyum sağlayamamış. Dinleme bozukluğu ve dikkat dağınıklığı söz konusu, bunun için dersler 20-30 dakikaya indirilecek.

Devamını oku...
 

vassafGündüz Vassaf

Küresel Gezi Gençliği

Bu, bir gençlik hareketi değil. Gençlerin başını çektiği, dünyamızda uğranmadık yer bırakmayacak demokrasi kervanı.

Egemen düzen, hareketin bir yerde bittiğini zannediyor, dünyanın başka bir yerinden sesleri duyuluyor. New York, Madrid, Tunus, Kahire, Londra, Atina, Stockholm, İstanbul, Sao Paolo… Nice ülkenin sayısız şehirlerinde. Durup, soluklanıp, yeniden doğarak. Sırada Asya, Afrika. Her birinde tetikleyici olay farklı, Hepsinde, siyasi partilerin, dini örgütlerin, onların sözcüsü medya ve akademisyenlerin yolundan çıkarmaya yeltendikleri çekirdek hareket aynı-düzenin kalıplaşmış, meşruiyetini yitiren, kurum ve değerlerinden özgürleşmek.
Bir yüzyılı geçmeden, günümüze, Roma’nın son günlerine bakıldığı gibi bakılacak. İnancım o ki, hareket, Ortaçağ karanlığı ile bastırılmak istense de ardından yeni bir aydınlanma doğacak.
Bu, bir gençlik hareketi değil. Gençlerin başını çektiği, dünyamızda uğranmadık yer bırakmayacak demokrasi kervanı. Brezilya’da, burası Türkiye dendiği, Türkiye’de Brezilya bayraklarının dalgalandığı dünya vatandaşlığının yolu.
Devletler şaşkın. Şiddet kullanıyorlar. Hareketin temelinde, provokasyonlara rağmen, barış ve sevgi olduğunu anlayamama aymazlığındalar. Sesleri susturduklarını, gönülleri susturacaklarını sanıyorlar.

Devamını oku...
 

 siyaz Bahar Yalçın

Tüm İstekler Ortak Olmayabilir Ama İstenmeyen

Başbakan Ortak


baharyalcinGezi parkı ile tüm Türkiye’ye yayılan direniş;

Ham bilgiyi depolamak için kitap okumayanların, sınavda sorulacak sorulara çalışmayanların, çok satılsın diye dergi çıkarmayanların, herkes okusun diye yazmayanların, kartviziti olmayanların, trafikte küfredecek zamanla zoru olmayanların, film izlemek için belirli bir saati beklemeyenlerin, hep çok iddialı olunması gereken pompalanmasına rağmen çok da iddialı olmamayı seçmiş insanların,

Hayatı boyunca iddialı olmuş en iyi okullarda okumuş, en iyi işe girmiş ancak 30 yaşına varmadan yeni hiçbir hedefinin kalmadığını ve eriştiği hiçbir şeyin sonunda bir türlü mutlu olamadığını anlayanların,

Cumhuriyetin kazanımlarının yok olduğunu düşünenlerin,

Yaşam tarzlarına müdahale edilmesinden ve alışkanlıklarının elinden alınmasından korkanların,

Bir ağacın gölgesinde oturmayı hiçbir şeye değişmeyen, yaşayan her canlıya en az insan kadar değer verenlerin,

Derdi sadece şu andaki iktidarla olmayan her türlü iktidar yapısına karşı olanların,

Örgütlü siyasete inananların,

Hayatı boyunca hiçbir örgüt yapısına ait olmamış ve olmayı düşünmeyen, siyasete inanmayanların

Bunların pek çoğunu birden içinde barındıran ya da benim tanımadığım dolayısıyla tanımlayamadığım pek çok insanın direnişidir.

Devamını oku...
 

balbay Mustafa Balbay

AKP Alabora Oldu

Millete karşı Milli İradeye Saygı mitingi düzenlemek, AKP’nin başardığı ilklerden biri oldu.

8 milletvekilinin cezaevinde olmasını benim sorunum değildiye geçiştiren iktidar, halkın sesini yükseltmesini milli iradeye saygısızlık diye yorumladı.

Halkın karşısına halkı çıkarmak, ancak böl-parçala-yönet anlayışını benimsemiş kişilerin yöntemidir.

Her muhalif sesten darbe girişimi çıkaran bir hükümet yüzde 90 oy alsa bile kendisini güvensiz hisseder.

Öyle bir noktaya geldik ki, sanatçı M. Ali Alabora’nın bir oyunundan 4 senaryo, 5 komplo, bir o kadar da kaos ortamı yaratma girişimi çıkartılabiliyor.

Gelinen noktanın özeti şu; hükümet Alabora oldu.

Devamını oku...
 

cevikcan  Serpil Çevikcan

Bak Nasıl Unutuyorum Uludere

Paris’te yaşayan yönetmen-gazeteci Bülent Gündüz, Uludere faciasının filmini çekmiş.
Filmin adı insanın yüzüne çarpıyor:
Roboski Mon Amour.
Fakültedeyken, sinema dersinin hafızalarımıza kazıdığı başyapıtlardan biriydi Hiroşima Mon Amour.
Fransız yönetmen Alain Resnais’in filmini uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. Bilenler iyi bilir.
2. Dünya Savaşı yıllarında aşık olduğu Alman askerini kaybettikten sonra kendinden ve dünyadan soyutlanan Fransız Elle, (Emmanuel Riva) 1959’da barış temalı bir film çekmek için Hiroşima’ya gider ve burada Japon mimar Lui’ye (Eici Okada) aşık olur.
Film; en sade gerçeklikleri, karmaşık bir yapıda, geri dönüşlerle yansıtır.
Düşmanına aşık olmak, sonra beklenmedik bir başka aşka tutulmak, öldürmenin, yok etmenin en kolay, en sıradan halleri. Uzak şehirler, yakın insanlar, kendinden nefret etmenin, varlığını aşağılamanın dayanılmaz hafifliği.
Bütün bu olup bitenlerin ana teması düşman kardeşler gibidir:
Unutmak ve unutamamak.
Filmin en çarpıcı repliklerinden biri sonundadır:
“Bak seni nasıl unutuyorum. Bak seni nasıl unutuyorum Hiroşima.”
Sevgiliye söylenen bu söz aslında seyirciye sorulan soruların özeti gibidir:
Atom bombasıyla yakılan-yıkılan insanlık senin için ne ifade ediyor? Bunu unutabilecek misin? “Unutmuyorum” derken gerçekten unutmuyor musun?
Bülent Gündüz filmine çarpıcı bir isim bulmuş. “Roboski Sevgilim” demiş.

Devamını oku...
 

candundar  Can Dündar

Duygusal cehalet

“Duygusal cehalet” deniyor buna...
Özellikle depresyon tedavisinde kullanılan yatıştırıcı hapların etkisiyle bloke olan duygular, hissetmeyi zorlaştırıyor.
Anti-depresan kullananlar bilir:
Sanki hayatla aranızda görünmez bir his perdesi gerilidir.
Ateşe deyip yanmayan bir el gibidir, acı karşısında yüreğiniz...
Elemi eski yoğunluğunda hissetmezsiniz.
Kolaylına kederlenmezsiniz.

Devamını oku...
 

siyaz  Bahar Yalçın

Dert + Dert + Dert

4-4-4

Hani hayatınızda ters giden şeylere müdahale edemedikçe kendinizi kötü hissedersiniz, kötü hissettikçe müdahale edemezsiniz o müdahale geciktikçe sorun büyür, ilk fark ettiğim anda dersiniz, bir şey yapsaydım böyle olmazdı… Böyle yüzlerce ikilemi, geç kalmışlığı ve suçluluk duygusunu hayatımın her alanında hissediyorum.
Keşke yalnız başıma sade bir depresyon geçiriyor olsaydım, modern insanın bunalımlarına ben de bir katkı sunsaydım. Ancak ne yazık ki biz, benim gibi hayatında kendinden başka en az bir kişiyi daha düşünen insanlar olarak toplu bir travma yaşıyoruz. Aklımız tutuldu elimiz kolumuz kalkmıyor, sözün bittiği yere geldik uzun zamandır da buradayız. Ölüm acısına dahi alışan insanoğlu Türkiye’nin bugünkü halinde de yaşamayı öğreniyor elbet ama dediğim gibi ben sözün bittiği yerde olduğum için bana yeni cümleler kurduracak bir şeyler arıyorum. Sırf bu yüzden okuyorum gazeteleri, bu satırları bu arayışımı yaygınlaştırmak için yazıyorum.

Devamını oku...
 

sedatergin  Sedat Ergin

Balyoz Davası asıl şimdi başlıyor

Balyoz iddianamesinin 2010 Temmuz ayında açıklanmasından sonra, gerek bu metni gerek ek klasörlerdeki savunmaları da inceledikten sonra kanaatimi 9 Eylül 2010 tarihinde bu köşede yazmıştım.

İddianamedeki darbe girişimi tezinden ikna olmamıştım. Bu görüşümü geçen iki yıl içinde muhtelif vesilelerle tekrarladım.
Dün mahkeme kararının açıklanmasından sonra görüşümü değiştirmemi gerektiren bir durum görmüyorum. Açıklanan karardan da ikna olmuş değilim. İddianamenin ardından davanın seyri içinde ortaya çıkan pek çok lehte delil, mahkeme heyeti tarafından dikkate alınmadığı için de dünkü kararın adil olmadığına inanıyorum.

Devamını oku...
 


Sayfa 8 / 8

yazarlar

ozgenacar27 Mart 2015
Özgen Acar
'YOLSUZLUK ALGISI!'


Cumhuriyet

1

yazar146 26 Mart 2015 
Özgür Mumcu
DAİMİ DİKTATÖR


Cumhuriyet

2

ezgi basaran 200x20025 Mart 2015 
Ezgi Başaran
ARINÇ-GÖKÇEK KAVGASININ GİZLEDİĞİ ASIL NOKTA

Radikal

3

butunyazilar


Genel

Toplantılar

Röportajlar

Kütüphane

Yitirdiklerimiz

Topluluk Odası

Seçtiğimiz Yazılar

Dergi

Atatürkçü Düşünce Topluluğu Kültür İşleri Müdürlüğü ODTÜ Ankara 06531 / Telefon: 0 312 210 60 11 / Faks: 0 312 210 79 50