• Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

yetkinMurat Yetkin

Davos geldi, Erdoğan memnun, Obama kazandı da, kaybeden kim?

Türkiye ne zaman batının askeri ve ticari taleplerine uygun davransa, demokrasi ve özgürlükler alanında kayıplar duyulmaz hale geliyor.

Merkezi Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu (WEF) dün üçüncü defadır İstanbul’da.

Bugün yapılacak toplantıların açılışında dün akşam Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu.

Erdoğan başbakan iken 2009’daki o “One minute” çıkışından sonra, bir daha Davos’a gitmeyeceğini söylemişti.

Şimdi Davos’u ayağına gelmiş görmekten memnun.

Davos’un kurucusu ve icra başkanı Klaus Schwab da memnun.

Onun memnuniyeti ona ve WEF’e güvenen yatırımcılara Türkiye üzerinden kazandırma fırsatını yeniden yakalıyor olmaktan geliyor.

Dünya ekonomisinin krizler nedeniyle önümüzdeki on yıl boyunca küresel büyüme tahminini 5 civarından 3’e indirdiği dönemde Türkiye’nin yeni yatırımlar çekeceğine inanıyor. Bunu Türkiye’nin büyümesinin ortalamanın üzerinde olacağı tahminine ve genç ve eğitimli nüfusuyla rekabet gücünü koruyacağı inancına dayandırıyor.

Schwab’a göre, önümüzdeki 10-20 yılda dünyada şu anda tahmin edilemeyen –öyle internet filan değil diyor- yeni teknolojik gelişmeler yaşanacak. Bu teknolojik gelişmeler, mesela internette olduğu gibi yeni ve daha çok istihdam doğurmayabilir diyor. Buna rağmen Türkiye’de yeni iş alanlarına işaret ediyor ve Türkiye’nin Ortadoğu, Afrika ve Orta Asya’ya erişimine. 

Sanırım küresel yatırımcılar açısından o kadar da yüksek teknoloji gerektirmeyen sanayi kollarının Türkiye’ye kaydırılması iyi bir fırsat olarak görülüyor, en yeni teknolojiler çıkmadan önce.

Bu “Türkiye fırsatını” gören yalnızca dünyanın bankeri İsviçre’nin dahi yatırım akıldanesi Schwab değil ama.

Daha önce söz ettik, ABD’den de şimdiye kadar gelen en üst düzey ticaret heyetinin 30 Eylül-2 Ekim arasında Türkiye’de olması bekleniyor. ABD Ticaret Bakanı Penny Pritzker ve Başkan Barack Obama’nın Başkan’ın İhracat Konseyi’ndeki yardımcısı (aynı zamanda Xerox CEO’su) Ursula Burns ve heyeti uzun bir aradan sonra iki ülkedeki yatırım önceliklerini araştırmaya geliyorlar. Beraberlerinde sadece savunma ve enerji değil, tarımdan lojistiğe, emlaktan ilaca dek önemli yatırımcı şirketlerin yöneticileriyle birlikte.

Benzeri bir araştırma heyeti en son 2008 yılında Meksika ve Brezilya’ya gönderilmiş, peşinden Amerikan sermayesi gitmiş. Altı yıl sonra bu kez sırada Polonya ve Türkiye var.

Amerikalı kaynaklarıma sorduğumda, bu tercihte Polonya ve Türkiye’nin Doğu Avrupa’nın kuzey ve güney uçlarında, Rusya’ya en yakın konumda Batı savunması NATO’nun iki kalesi gibi durmasının herhangi bir rolü olmadığını söylüyorlar; ayrıca Türkiye’nin Orta Doğu, Kafkas ve Afrika coğrafyasına erişiminin. Aynı şekilde, Polonya’nın ABD’nin stratejik Füze Kalkanı projesinde füzelere, Türkiye’nin de erken uyarı radarlarına ev sahipliği yapıyor olmasının da bir etkisi olmamış seçimde.

Peki, neyin etkisi olmuş? Polonya da, Türkiye'nin de krize rağmen büyümeye devam eden, genç ve eğitimli nüfusa sahip ülkeler olduğundan tercih edilmişler.

Özetle, hem Avrupa, hem Amerika para merkezleri Türkiye’ye zayıflamaması gereken bir yatırım alanı gözüyle bakmakta birleşiyor.

Başta kimin olduğu, ekonomide ve siyasette hukuk devleti, sosyal haklar, şeffaf yönetim, bağımsız ve etkin yargı, ifade ve basın özgürlüğü iş daha kârlı yatırım sözkonusu olduğunda ikinci planda kalıyor; bu güvenlik alanında da böyle.

Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) saldırganlığına karşı Ortadoğu’ya müdahale ekibini yıllar sonra yeniden toplamaya karar veren ABD yönetimi, Erdoğan’ın ABD’de Obama ve Yardımcısı Joe Biden ile yaptığı son temaslardan sonra rahatlamış görünüyor.

ABD’den hak ve özgürlükler konusunda eleştiriler kesilmişse, askeri ve ticari olarak talep edilenler alınmıştır; böyle mi düşünmek gerekiyor?

Belki Obama da “Adam sen de” diye düşünüyor; istediğini aldıktan sonra zaten cehenneme dönmüş bir Orta Doğu’da Türkiye’de yok yargı bağımsızlığı, yok basın özgürlüğü, yüzünü Avrupa’ya dönmüş laik demokrasinin gelişmesi için boşuna laf tüketmeye gerek var mı? Bölgedeki diğer sıkı dostlar, mesela Suudi Arabistan, Mısır, Kuveyt, Katar çok mu demokratik?

Bu hafta Türkiye’de bir başka uluslararası heyet de olacak. Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) heyeti Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğünün durumunu inceleyecek. ABD ve AB yönetimlerinde onların dediğine kulak veren çıkacak mı dersiniz?

Peki ya yargıda süren kavga Türkiye’nin Batılı dostlarının gündeminde kalacak mı? Oysa sadece yabancı yatırımcı için bile düşünseniz adaletin bağımsız ve hızlı yargılama yoluyla yerini bulmasından herkesin çıkarı var.

Peki bundan on yıl sonra, acaba on yaşındaki kız çocuklarına başlarını örtmeleri için seçme “özgürlüğü” tanınmasının, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun söylediği gibi “özgürlük” değil de, sınıf arkadaşlarından komşularına kadar “kara çalma”, “ötekileştirme” üzerinden kısa sürede zorunlu örtünmeye dönüşebileceğini soran kalacak mı? Üstelik bölgemizde İslam adına korkunun her türlüsünün yaygınlaştırıldığı, yükselişte olduğu şöyle bir zamanda...

Ya siz Bay Schwab, Bayan Pritzker, Bayan Burns: Sizce bundan on yıl sonra, Batıda bugün on yaşında olan kızların sesini duyacak kimse olacak mı? Bundan on yıl sonra, bugünün on yaşındaki kızlarını özgür bireyler olarak Türkiye’nin ekonomisine genç ve eğitimli işgücü içinde katkıda bulunurken, kendi geleceklerini kurarken mi görmek istersiniz? Yoksa kocalarına itaatkar anneler olarak Orta Doğu’daki diğer ülkelerde olduğu gibi evlerinde oturmalarını mı?

Türk kadınının durumu bugün Türkiye’nin en önemli toplumsal sorunudur.

Türk halkının Batıdaki dostlarından yalnızca güvenlik ve yatırımlar alanında değil, demokrasi ve sosyal haklar alanında da dayanışma beklemeye hakkı var.

http://www.radikal.com.tr/yazarlar/murat_yetkin/davos_geldi_erdogan_memnun_obama_kazandi_da_kaybeden_kim-1215351

Kaynak: Davos geldi, Erdoğan memnun, Obama kazandı da, kaybeden kim?, Murat Yetkin, Radikal


 

yazarlar

ozgenacar27 Mart 2015
Özgen Acar
'YOLSUZLUK ALGISI!'


Cumhuriyet

1

yazar146 26 Mart 2015 
Özgür Mumcu
DAİMİ DİKTATÖR


Cumhuriyet

2

ezgi basaran 200x20025 Mart 2015 
Ezgi Başaran
ARINÇ-GÖKÇEK KAVGASININ GİZLEDİĞİ ASIL NOKTA

Radikal

3

butunyazilar


Genel

Toplantılar

Röportajlar

Kütüphane

Yitirdiklerimiz

Topluluk Odası

Seçtiğimiz Yazılar

Dergi

Atatürkçü Düşünce Topluluğu Kültür İşleri Müdürlüğü ODTÜ Ankara 06531 / Telefon: 0 312 210 60 11 / Faks: 0 312 210 79 50