DOĞU AKDENİZ’İN TARİHİ, STRATEJİK, ASKERİ VE EKONOMİK AÇIDAN ÖNEMİ

tarafından
79
DOĞU AKDENİZ’İN TARİHİ, STRATEJİK, ASKERİ VE EKONOMİK AÇIDAN ÖNEMİ

Miraç ÖZPOLAT | ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu 2019-2020 Atatürkçü Düşünce Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı       

Tarihi Önemi

“Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece bu bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs’a dikkat ediniz. Bu ada bizim için çok mühimdir” 1

M.Kemal Atatürk

Son 1000 yıllık siyasi ve askeri tarihte gelişen olaylar dikkate alındığında Akdeniz; Doğu ve Batı medeniyetlerini arasındaki güç rekabetlerinin yaşandığı, dünya siyasi tarihinin merkezi olarak gösterilebilecek jeopolitik ve jeostratejik açılardan önemli bir konumda yer almaktadır.

Birçok tarihçi ve yazarın “Bereketli/Verimli Hilal” olarak tanımladığı bölgede bulunan Akdeniz2, Antik Roma’da Jül Sezar tarafından “Bizim Deniz” anlamına gelen “Mare Nostrum” adıyla anılmıştır.3

Doğu Akdeniz bölgesi, tarih boyunca belki de en çok devlet kurulan yer olarak nitelenebilir. Hititler, Fenikeliler, Mısır uygarlığı, İyonya medeniyeti, Miken İmparatorluğu, Anadolu medeniyetleri, İskender İmparatorluğu, Persler, Roma İmparatorluğu, Selçuklu ve Anadolu Selçuklu İmparatorlukları ve Osmanlı İmparatorluğu, Doğu Akdeniz’e egemen olmuş medeniyetler ve devletler arasındadır.

Asırlardan beri hep ilgi odağı olan bu bölge, geçmiş yüzyıllarda Baharat ve İpek yolları bugünlerde ise enerji hammaddeleri için taşıma güzergahı haline gelmiş, geçmişte baharat ve ipek yollarını kullanan kervanların emniyeti için yaşanan mücadeleler bugün enerji maddelerinin taşındığı güzergahlarda yaşanmaya başlamıştır.

15. yüzyılın sonlarından itibaren bir deniz imparatorluğu olarak gelişmeye başlayan Osmanlı Devleti, ünlü Türk Amirali Barbaros Hayrettin Paşa ‘nın “denizlere hakim olan, cihana hakim olur.” özdeyişini hayata geçirecek şekilde denizci bir millet olma yolunda ilerlemiştir.4 İktidara gelen her Osmanlı padişahı Akdeniz’e gereken önemi vermiş ve Kanuni Sultan Süleyman zamanında Akdeniz’in neredeyse tamamında egemenlik elde edilmişti. Osmanlı Donanması 17. Yüzyılın ortalarına kadar Karadeniz ile Akdeniz’i kontrolü altına tutmuştur.

17. yüzyılda Venedikliler, Osmanlı Devleti’nin çağa ayak uyduramamasından yararlanarak Doğu Akdeniz’de egemenliği eline almıştır. 18. yüzyılın başında ise Akdeniz’in ve Ortadoğu’nun önemini kavrayan İngiltere, doğuya açılma politikası kapsamında 1713’de Cebelitarık, 1800’de Malta, 1838’de Aden’i ele geçirerek 1869 yılında Süveyş Kanalı’nın açılmasından sonra Doğu Akdeniz’i kontrol etme çabalarını arttırmıştır. 1875 yılında Bosna Hersek isyanı ve 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı ardından 1878 yılında imzalanan Londra Antlaşması ile Kıbrıs’a bir anlamda el koymuş ve 1882’de de Mısır üzerinde kesin nüfuz sağlamıştır. Osmanlı Devleti’nin sınırları ise denize ve denizciliğe verdiği önemin azalmasıyla küçülmüş ve 20. Yüzyılın başında Anadolu kıyılarına çekilmek zorunda kalmıştır.5

Stratejik Önemi

Konuya stratejik açıdan bakıldığında ise; Doğu Akdeniz genel coğrafi konumu itibariyle, Doğu ve Batı medeniyetlerini birbirine bağlayan ticaret yolu üzerinde bulunmaktadır. Süveyş Kanalı sayesinde Avrupa- Uzakdoğu hattı, Ümit Burnu’ndan geçen yola nazaran 7000 deniz mili daha kısa bir güzergah olarak ortaya çıkmaktadır. Bu yönüyle Akdeniz, Avrupa’nın Güney Doğu Asya ve Afrika ülkeleriyle deniz ticaretinin düğüm noktasıdır.

Doğu Akdeniz’in jeopolitik ve jeostratejik açıdan en önemli adası olan Kıbrıs ise, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz havzasının kontrol edilmesinde oynadığı rolden dolayı ayrı bir önem arz etmektedir.  Bu adanın stratejik değeri özellikle deniz ticareti, ulaşım hatları ve başlıca hava yollarından birisinin üzerinde bulunmasıyla artmakta ve gruplar/bloklar arası çıkar çatışmalarına sahne olmaktadır.

2019’un Haziran ayında ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Matthew Palmer, Doğu Akdeniz’in ülkesi için stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, “Doğu Akdeniz, ABD’nin bir dizi stratejik çıkarının ve önemli ortaklarının bulunduğu bir bölge. Biz Doğu Akdeniz’e, yeni hidrokarbon kaynaklarının bulunduğu, enerji kaynakları açısından da giderek önemi artan bir bölge olarak bakıyoruz.” açıklamasında bulunmuştur.6

Askeri Önemi

Doğu Akdeniz’e askeri açıdan bakıldığında bölge, çok sayıda küresel ve bölgesel oyuncunun müdahale alanı durumundadır.  Doğu Akdeniz ve Kıbrıs, bölgesel ve küresel barış ve istikrar açısından önemli bir coğrafyadır. Bölge, Ortadoğu’da ortaya çıkmış kriz, gerginlik ve çatışmalarda aldığı etkin rollerle mevcut dengeleri değiştirme potansiyeline sahip olduğunu göstermiştir.

Örneğin; 1980’li yılların ilk yarısında yaşanan kanlı Lübnan olayları sırasında ABD, bu ülke vatandaşlarını Kıbrıs üzerinden tahliye etmiştir. Ayrıca 1. Ve 2. Körfez savaşları sırasında Irak’a yönelik saldırılarda ABD, Doğu Akdeniz’e konuşlandırdığı donanma gemilerinden uzun menzilli füze hücumları gerçekleştirmiştir.7

Aynı gerekçelerle İngiltere’nin üsler aracılığıyla Kıbrıs Adasında devam eden varlığı, Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki üslerine ilave olarak uçak gemilerini Akdeniz’de dolaştırması ve Rusya’nın her dönemde Doğu Akdeniz’de üs edinme gayretleri devam etmektedir.8

Ayrıca, 2007 yılında Ortadoğu’da askeri ve siyasi dengelerin değişmeye başladığı bir dönemde (İsrail’in Lübnan’a saldırması gibi) Fransa’nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Baf kentinde bulunan hava üssünün kullanımı da içeren bir askeri işbirliği anlaşmasını imzalamış olması da dikkat çekici bir diğer gelişmedir.  Bu anlaşma 2010 yılında yürürlüğe girmiş, 2017 yılında ise başta enerji güvenliği olmak üzere birçok alana genişletilip güncellenmiştir.9

Ekonomik Açıdan Önemi

Denizcilik Müsteşarlığı ve Deniz Ticaret Odası verilerine göre; günümüz dünya ticaretinin yaklaşık %90’ı, enerji piyasalarının ihtiyaç duyduğu ham petrolün ise yaklaşık %98’i deniz yoluyla taşınmakta, sadece deniz ulaştırması dünya ekonomisine yaklaşık 400-500 milyar dolar katkıda bulunmakta, bunun da yaklaşık %30’u Akdeniz havzası taşımacılığından sağlanmaktadır.10

Denizlerin küresel ekonomiye gün geçtikçe artan doğrudan ve dolaylı katkısının, 2018 yılı Dünya Bankası verilerine göre, dünya toplam gayrisafi milli hasılasının 80 trilyon dolar olduğu dikkate alındığında, küresel ekonomi üzerindeki etkisi ve insanlık için sunduğu hayati önem açıkça görülmektedir.11

Doğu Akdeniz özelinde enerji kaynaklarına bakacak olursak, Doğu Akdeniz, Ortadoğu ve Hazar bölgesi enerji merkezleriyle bu merkezlerden edilen hammaddeleri taşıyan boru hatlarını kontrol eden coğrafi bir konuma sahiptir. Dünya ticaretinin %30’luk ve Avrupa’nın petrol ihtiyacının %70’lik bir kısmı Doğu Akdeniz üzerinden sağlanmaktadır.12

Önemli ticaret yolları ile enerji merkezlerini içinde bulunduran Doğu Akdeniz dünyanın en kritik su yolundan birini oluşturmakta; jeopolitik ve jeostratejik zeminde kendisini kontrol altında tutabilen ülkelere çok boyutlu üstünlükler sağlamaktadır.

Son dönemde Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs’ın çevresinde petrol ve doğalgaz rezervlerinin tespitine yönelik gelişmeler, Doğu Akdeniz’i ulaştırma açısından öneminin yanı sıra yüksek miktarda petrol ve doğalgaz hammaddesi bulunduran kritik bir alan haline getirmiştir.

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi’nin (USGS-US GEOLOGICAL SURVEY) 2010 yılında yayınladığı raporda yer alan verilere göre; Kıbrıs, Suriye ve İsrail arasında kalan bölge olan Levent havzasında 3.45 trilyon metreküp doğalgaz ve 1.7 milyar varil petrol bulunduğu ve bu alan, dünyanın en büyük doğalgaz yataklarından biri olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca raporda Kıbrıs, İsrail, Mısır ve Girit arasında kalan alanda ise 10 trilyon metreküp doğalgaz ve 8 milyar varil petrol bulunduğu belirtilmiştir.13 Bu petrol rezervinin değerinin ise, yaklaşık 400 milyar dolardır14. Bununla birlikte, geleceğin enerji maddesi olarak da ifade edilen gaz hidrat yatakları Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) tespitlerine göre Karadeniz’in yanı sıra Doğu Akdeniz’de de bulunmaktadır. 3 bin kilometrekarelik bir gaz hidrat yatağının ABD’nin 30 yıllık enerji ihtiyacını karşılayabildiği belirtilmektedir.15

Bu bağlamda tahmini olarak belirtilen veriler paralelinde, Doğu Akdeniz’de toplam değeri yaklaşık 3.3 trilyon dolar olan 60 milyar varil petrole eşdeğer hidrokarbon bulunduğu değerlendirilmektedir. Bu değerler referans alındığında ve tüketim miktarları dikkate alındığında, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon rezervinin Türkiye’nin yaklaşık 572 yıllık, Avrupa’nın ise 30 yıllık doğalgaz ihtiyacını karşılayabilecek seviyede olduğu anlaşılmaktadır.16

Doğu Akdeniz’den Ortadoğu’ya enerji merkezlerini kontrol eden jeostratejik konuma sahip olan Kıbrıs, AB’nin 2030 yılında petrole %90 oranda bağımlı olacağı düşünüldüğünde, AB ve ABD için oldukça önemlidir. Nitekim, İngiltere eski Başbakanı Antony Eden Kıbrıs’ın ekonomik açıdan önemini şu sözlerle değerlendirmiştir: “Kıbrıs yoksa petrol ikmalimizi sağlayacak belli tesislerden de yoksun kalırız. Petrol olmazsa, İngiltere’de açlık ve işsizlik ortaya çıkar. Mesele bu kadar basit.17

Sonuç

“Kıbrıslı Rumların adanın offshore sahalarında doğalgaz sondajı yapma planları, devam etmekte barış görüşmelerine zarar verip tehlikeye atacaktır. Kıbrıs problemi henüz çözülmemiştir. Bizim Kıbrıs’ın çevresinde bulunacak her şey de hakkımız vardır. Eğer Kıbrıslı Rumlar, sahada herhangi bir aktiviteyi sürdürmeye devam ederse; eminim ki, Türkiye buna müsaade etmeyecektir. Türkiye müdahale etmek zorunda kalacaktır, eğer gerekiyorsa askeri olarak. Savaş gemilerini göndereceklerdir.” 18

Rauf Denktaş

Denizlerin taşıdığı zenginliklere fazlasıyla sahip olan Doğu Akdeniz stratejik, askeri ve ekonomik açıdan asırlar boyu büyük bir öneme sahip olmuştur. Doğu Akdeniz’in bu önemi soğuk savaş sonrasında Ortadoğu, Balkanlar, Kuzey Afrika ve Kafkaslarda meydana gelen gelişmeler, Büyük Ortadoğu Projesi ile ulaştırma hatlarının bu bölgeden geçmesi ve enerji kaynakları rezervlerinin bulunması nedenleriyle günümüzde daha da artmıştır.

Tarihin her döneminde büyük güçler tarafından rekabet alanı olarak bilinen ve ciddi çatışmalara sahne olan Doğu Akdeniz, bugün olduğu gibi yakın gelecekte de yine birçok açıdan dünyanın gündemine gelerek 21. Yüzyılın en keskin hesaplaşmasının yapılacağı bölge olacaktır. Bu kapsamda; bölgedeki mücadelenin bir tarafı olan Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’nin de muazzam imkanlara, doğal zenginliklere ve enerji kaynaklarına sahip bu denizden bizler ve gelecek nesiller adına haklı beklentileri bulunmaktadır. Bu beklentilerin gereği olarak balıkçılıktan deniz ürünlerine, petrolden doğalgaza kadar bizlere sınırsız imkanlar sunan mavi vatana sahip çıkmak buradaki hak ve menfaatlerimizin farkında olmak Türk milleti olarak hepimizin en temel sorumluluğudur.

Bu sorumluluğun yerine getirilmesinde önemli olan hususlar şu şekildedir:

  1. Sadece karada değil, deniz yetki alanlarımızda da egemenlik haklarımızın bulunduğu bilinci toplumda yaygınlaştırılmalıdır.
  2. Ulusal çıkarlarımız için siyasi, ekonomik ve stratejik açıdan Suriye, Mısır ve İsrail ile ilişkilerimizi normalleştirmeli ve bölgede işbirliği yapılmalıdır.
  3. Kıyıdaş devletlerle anlaşmalar yaparak, Doğu Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan edilmelidir.
  4. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ayrı bir devlet olarak GKRY’nin ilan ettiği sözde ihale sahalarının bir kısmında doğrudan hakları bulunduğu vurgulanmalıdır.
  5. Hak ve menfaatlerimizi korumak açısından hukuki ve diplomatik mücadelemiz sürdürülmelidir.
  6. Kıbrıs Adası ve çevresindeki güvenlik ihtiyacı takviye edilmelidir.

Doğu Akdeniz, yüzyıllardır olduğu gibi kaynamaya devam etmektedir ve kaynamaya devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bölgenin etkili devletlerinden biri olarak güçlü askeri, siyasi, ekonomik, kültürel ve insan gücü varlığını artırarak sürdürmektedir ve sürdürmelidir. Bu, Türkiye için seçeneklerden biri değil bir zorunluluktur.

KAYNAKÇA

11937, Antalya

2Daniel Pipes,  Greater Syria: The History of an Ambition

3Metin Erksan, Mare Nostrum Bizim Deniz, Yunan Sorunu

4Ali Kurumahmut, Ege’de Temel Sorun Egemenliği Tartışmalı Adalar, s.35

5Kurumahmut, Ege’de Temel Sorun Egemenliği Tartışmalı Adalar, s.8

6Doğu Akdeniz ABD İçin Stratejik Önemde, AA, 08.06.2019

7Osman Metin Öztürk, Kıbrıs Annan Belgeleri I, II, III Üzerine Değerlendirmeler

8Spesifik Strateji Belgesi Yeni Doğu Akdeniz’in Bileşenleri ve Türkiye, TASAM, 30.01.2019

9Fransa, Güney Kıbrıs’a Yerleşiyor, Kıbrıs Postası, 13.02.2019

10Türkiye İstatistik Kurumu, “Dış Ticaret İstatistikleri Yıllığı (2012)”

11World Economic Forum, The World’s $80 trillion economy –in one chart, 15.10.2018

12Muhittin Ziya Gözler, Boru Hatlarının Önemi, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü,22.02.2019

13Jessica Robertson, “Natural Gas Potential Assessed in Eastern Mediterranean,”

14Bahadır Selim Dilek, “Akdeniz’de Sanal Petrol Oyunu

15TPAO, 2017 Yıllık Raporu

16Oramiral Eşref Uğur Yiğit, Doğu Akdeniz’in Artan Önemi ve Türk Deniz Kuvvetlerinin Faaliyetleri

17Attila İlhan, 30.04.2004, Cumhuriyet

18Cyprus Mail, 22 Nisan 2011